CHP İzmir’den 30 Ağustos’a Özel Coşkulu Kutlama - Deniz Yücel: 30 Ağustos Yolu, Milletimizi Hak Ettiği Onurlu ve Erdemli Yaşama Ulaştıran Yoldur..  
30.08.2021
729
Yazı Boyutu: A- A+

 

CHP İZMİR’DE 99.YILINDA 30 AĞUSTOS COŞKUSU

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanlığının, 30 Ağustos Zafer Bayramının 99. yıldönümü sebebiyle hazırladığı kutlama töreni, İzmir Cumhuriyet Meydanında gerçekleşti. CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’în ev sahipliğinde gerçekleşen törene CHP İzmir Milletvekilleri Mahir Polat, Ednan Arslan, Kamil Okyay Sındır, Kani Beko, Murat Bakan, Tuncay Özkan, CHP Parti Meclisi üyei Devrima Barış Çelik, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, İlçe Örgüt Başkanları, İlçe Belediye Başkanları, Kadın Kolları İl Yönetimi ve MYK üyeleri, Gençlik Kolları üyeleri, Meclis Üyeleri ve çok sayıda partili katıldı.

Çelenk sunumunun gerçekleştirilmesinin ardından, saygı duruşu ve istiklal marşı ile başlayan törenin, açılış  konuşmasını CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel yaptı. Yücel konuşmasına "Büyük Taarruz’un ülkemizin geleceği, milletimizin birliği ve Cumhuriyetimizin ilanı için ne denli önemli ve destansı bir zafer olduğunu; Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir lidere ve komutana sahip olmanın, ne büyük bir şans ve onur olduğunu, bugün çok daha iyi anlıyoruz" sözleriyel başlarken, şu mesajları verdi;

30 AĞUSTOS BAĞIMSIZLIĞI VE MÜCADELE RUHUNU TEMSİL EDER

30 Ağustos 1922’de, Dumlupınar’da, Mustafa Kemal Atatürk’ün Başkomutanlığında zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz’un ülkemizin geleceği, milletimizin birliği ve Cumhuriyetimizin ilanı için ne denli önemli ve destansı bir zafer olduğunu;  Mustafa Kemal Atatürk gibi eşsiz bir lidere ve komutana sahip olmanın, ne büyük bir şans ve onur olduğunu, bugün çok daha iyi anlıyoruz. İşgale karşı savunmanın bittiği, Türk ordusunun düşmana karşı artık taarruza geçtiği günü ve bağımsızlığı temsil eder 30 Ağustos. 30 Ağustos, emperyalizmin Türk milletinin birlik beraberliğine karşı kaybedişinin, imkansızlıkların ve olumsuz koşulların, inanç, kararlılık ve mücadele ruhu karşısında ne kadar önemsiz olduğunun simgesidir. Vatanı ve milleti için canını ortaya koyan bir liderin ve ona inanmış ordusunun yenilemeyeceğinin yakın tarihteki en büyük kanıtıdır.19 Mayıs 1919’da Samsun’a atılan ilk adımla başlayan ve 9 Eylül 1922’ye kadar süren ulusal kurtuluş mücadelemizin sembolü olan 30 Ağustos Zafer Bayramımız, Anadolu topraklarının bir parçası olan fedakarlık kültürünün milli ruha dönüşmesidir. 26 Ağustos 1926 gecesi, büyük bir titizlik ve gizlilikle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün başkomutanlığında başlayan Büyük Taarruz,  işgalci dış güçlere karşı kazanılan büyük bir zafere dönüşmüş, 9 Eylül 1922’de İzmir’deki düşman kuvvetlerinin imha edilmesiyle zafere giden yol tamamlanmış ve artık yeni bir yolculuğun hazırlıkları yapılmıştır. Bu yol, Mustafa Kemal Atatürk tarafından çizilen, aklın ve bilimin rehberliğinde Türk milletini özgürlüğe, demokrasiye ve milletimizin hak ettiği onurlu ve erdemli yaşama ulaştıracak yoldu.

ATATÜK DEVRİMLERİYLE PROBLEMLERİ OLANLAR ÜLKEYİ FELAKETE SÜRÜKLÜYOR

Başta Cumhuriyet’in ilanı olmak üzere, Saltanatın ve hilafetin kaldırılması, Laiklik ilkesinin benimsenmesi, Tevhidi Tedrisat Kanunu, Kadına Seçme ve Seçilme Hakkının tanınması, Ve Devrimci bir anlayışla yapılan daha bir çok yeni yasayla, teslimiyetçi ve çağın gerisinde kalmış Osmanlı yönetiminin yarattığı ve bıraktığı enkaz hızlı bir şekilde ortadan kaldırılmış ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri atılmıştır. Döneminin çok ilerisinde olan bu devrimlerle problemi olanlar, ülkemizi aklın ve bilimin rehberliğinde değil, ortak milli menfaatler doğrultusunda değil, hukuk kurallarıyla ve liyakatli kadrolarla değil, sadece ve sadece tek adamın ve yandaşlarının çıkarları doğrultusunda yönetmeye ne yazık ki devam etmekte. Dışa bağımlı kırılgan bir ekonomik yapı, alıp başını giden işsizlik, dış politikada gösterilen büyük zaafiyetler, kapalı kapılar ardında yapılan gizli anlaşmalar ve kendi çıkarlarını toplum çıkarlarının üzerinde tutanların attığı yanlış adımlar neticesinde toplumun demografik yapısını ve geleceğini tehdit eder hale gelen mülteci ve sığınmacı sorunu, ülkeyi felakete sürüklemektedir.

 Bugün, İşine geldiğinde yada çıkarları örtüştüğünde yasa dışı örgütlerle ve terör örgütü elebaşlarıyla iş birliği yapan, Hukuku ve adaleti sadece kendi çıkarları için işleten, Halk yoksullaşırken kendi çevresini sürekli zenginleştiren, ülkeyi itibarsızlaştıran, yolsuzluğu ilke edinmiş, eş – dost - damat ile liyakati yok etmiş;Ve bu anlayışa dur diyen, haksızlığa karşı çıkan herkesi vatan hainliğiyle suçlayan bir iktidar var ülkede. Artık kontrolünü, yönünü ve devlet ciddiyetini iyice kaybetmiş olan iktidar, geçtiğimiz günlerde yine millete kazık atmaya hazırlanırken suçüstü olmuşturİnsan kesen, kadınlara eziyet eden ve tüm dünyanın terör örgütü olarak kabul ettiği Taliban’la ortaklık yapmaya çalışan, “Türkiye’nin Taliban’ın inancıyla alakalı ters bir yanı yok. Taliban’la iyi anlaşabileceğimize ihtimal veriyorum” diyen zihniyet, hem Taliban’dan yüz bulamadığı için, Hem de kamuoyunda beklediği desteği bulamadığı için geri adım atmak zorunda kalmıştır.

Talan ettikleri hazinedeki açığı kapatmak için Türk askerinin hayatını hiçe sayarak, Mehmet’çiğin canı üzerinden yaptıkları kirli pazarlıkları tarih unutmayacaktır. Akp iktidarının ülkeye ve halka verdiği büyük zararları, ülke yokluk içindeyken AKP genel başkanının hala yeni saraylar yapma derdinde olduğunu, memleketin yangın söndürme uçağı yokken saray meraklısının 13 özel uçaklık filosu olduğu gören milletin, Mustafa Kemal Atatürk’e olan minneti ve inancı daha da artmaktadır. Bu gayrı milli ve anti demokratik olan kötü yönetim nedeniyle; yapılan araştırmalara göre gençlerimizin %64’ü başka ülke vatandaşlığına geçme imkânı doğduğunda, kalıcı olarak ülkeyi terk etmek istiyor. Yurt dışında geçici olarak yaşamak isteyenlerin oranı ise %76’yı buluyor.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında gençlerimizin geleceklerini ülkemiz dışında aramalarına son vereceğiz. Bu ülkenin kaynakları ve zenginlikleri herkese yeter. Yeter ki halk için çalışan, halktan yana olan, ülkesini ve milletini seven, ona gönülden bağlı bir siyasi iktidar olsun. Tüm olumsuzluklara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi olarak, başta da söylediğim gibi inançla ve kararlılıkla mücadele ederek barışın ve demokrasinin hakim olduğu, huzurun ve refahın eksik olmadığı bir Türkiye’yi hep beraber kuracağız.

Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “SİYASÎ VE ASKERΠ ZAFERLER  NE KADAR BÜYÜK OLURSA OLSUNLAR, İKTİSADΠ ZAFERLERLE  DESTEKLENMEZSE PAYİDAR OLAMAZ,  AZ ZAMANDA  SÖNER.” O yüzden savaş meydanlarında kazanılan, diplomatik ve siyasi başarılarla taçlandırılan zaferleri, ekonomik zaferlerle payidar kılmak zorundayız. Önümüze gelecek ilk seçimde, ülkenin gerçek sahibi olan milletimiz bu gayrı milli ve anti demokratik iktidarın biletini kesecektir.  “Çalışmadan, yorulmadan, öğrenmeden rahat yaşama yollarını aramayı itiyat haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra istiklallerini kaybetmeye mahkûmdurlar” diyor büyük önderimiz. O yüzden çok çalışmak zorundayız ve Genel başkanımız Sn. Kemal KILIÇDAROĞLU’nun ifade ettiği gibi Cumhuriyetin 2. Yüzyılında, Cumhuriyeti Demokrasiyle taçlandırmalıyız.

Ben tüm dostlarımızın, İzmir’lilerin ve milletimizin 30 Ağustos Zafer Bayramını kutluyorum; Bu günleri görmemizi sağlayan başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, vatan savunması için canını veren tüm şehitlerimizi, saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum.

TUNÇ SOYER: ONLARIN YAŞADIKLARI YANINDA BİZİMKİ NEDİR Kİ.

Törene katılanlara seslenen İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’de, Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının cesareti ve direnişlerinin herkes örnek olması gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi.

30 Ağustos, işgal edilmiş bir ülkenin bağımsızlık destanıdır. Bugün emperyalist güçlere karşı başkaldıran halkımızın en büyük zaferidir. 30 Ağustos istiklalimizin doğduğu gündür. Bu zaferden daha önemlisinin olmadığını unutmamız da unutturmamız da mümkün değil. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi dünya siyasi tarihine bu kadar etki eden başka bir meydan savaşı olmadı. Atamızın ifade ettiği gibi Teknoloji ve bilimde, sanatta ve sporda, tarımda ve ticarette istiklal mücadelemizi sürdürmekle mükellefiz. Bunu, içinde bulunduğumuz durumlar ne kadar zor olursa olsa başarmak zorundayız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının zekasının, cesaretinin ve direnişlerinin hepimize ilham kaynağı olduğu ve olmaya devam edeceğini çok iyi biliyorum. Onların yaşadıkları ve çektiklerinin yanında bizimki nedir ki.

EDNAN ARSLAN. SÖZ VERİYORUZ CUMHURİYETİ KİMSE YIKAMAYACAK

Törene katılan milletvekilleri kürsüye davet edilirken, milletvekilleri adına konuşan CHP İzmir Milletvekili ve Parti Meclisi üyesi Ednan Arslan, Ne Atatürk’ün ismini ne de devrimlerinin unutturulmasına izin vermeyeceklerini belirterek, “ Gafiller senin ismini 30 Ağustos’ta silmek isteseler de, senin ismini silemeyecekler. Silmeleri bir yana, her geçen gün değerin artıyor. İzmirliler olduğu ve Atatürk sevdalıları olduğu sürece kurmuş olduğun Cumhuriyeti kimse yıkamayacak. Huzurunda sana bir kez daha söz veriyoruz"

 

 

 

CHPnet

SİTELERİ