CHP İZMİR KAZ DAĞLARI’NDAN HAYKIRDI-BU KATLİAMI DURDURUN..MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ  
11.08.2019
756
Yazı Boyutu: A- A+

CHP İZMİR KAZ DAĞLARI’NDAN HAYKIRDI-BU KATİAMI DURDURUN.. MÜCADELEDEN VAZGEÇMEYECEĞİZ        

 CHP İzmir Kaz dağlarındaki doğa katliamına dur demek, siyanürle altın madeni işletilmesine son verilmesi için  Kaz dağlarına giderek basın açıklaması yaptı. İl Başkanı Deniz Yücel’in başkanlığındaki heyette Milletvekilleri Kamil Okyay Sındır ve Mahir Polat, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İlçe Başkanları, İlçe Belediye Başkanları ve İl Yönetim Kurulu Üyeleri yer aldı.

Yücel ve beraberindekiler Çanakkale CHP İl Örgütü ve Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan tarafından karşılanırken, heyet önce Kirazlı Balaban mevkii’nde bulunan altın madeni bölgesinde incelemelerde bulunarak, direniş komitesinden katliamla ilgili bilgi aldı.

DİRENİŞE DESTEK VE BASIN AÇIKLAMASI

Daha sonra altın madenine karşı mücadele verenlerin bulunduğu su kamp alanında, Su ve Vicdan Nöbeti tutanları ziyaret ederek destek veren CHP İzmir İl Örgütü, kamp alanında basın açıklaması yaptı. Yücel açıklamasında hükümete sert sözlerle yüklenirken, "Bizler bugün sadece CHP İzmir İl Başkanı, ilçe başkanları, Büyükşehir Belediye Başkanı, ilçe belediye başkanları ve il yöneticileri olarak değil, Kaz Dağlarından gelen oksijenle hayata tutunan, pınarlarından akan sularla susuzluğunu gideren, kıyılan her ağacın çığlığını, acısını kalbinde hisseden bu vatanın birer evladı olarak buradayız. Bir anne-babanın kendi evladının canına kıyması neyse, Kaz dağlarında yapılan odur. Vatan toprağının bir kaç kuruş uğruna kiralanması veya satılması neyse, Kaz dağlarında yapılan odur. Çocuklarımızın geleceğinin para hırsı yüzünden yok edilmesi neyse, Kaz dağlarında yapılan odur. Oksijen maskesine bağlı bir hastanın oksijen hortumunun kesilmesi, yaşama haklarına bizim karar veremeyeceğimiz binlerce canlının katledilmesi neyse,  Bugün Kaz dağlarında yapılan tam olarak da odur”  diye konuştu.

KATLİAMDAN VAZGEÇİN, ÇOCUKLARIMIZA ZEHİR SOLUTMAYIN

Başkan Yücel, Türkiye’nin Kaz Dağlarına muhtaç olduğunu vurgularken, “Ağaçları, canlıları, suyu ve oksijeniyle Türkiye’ye bahşedilmiş eşsiz bir nimet. Kaz dağlarını kendi elleriyle, yok edilsin, ağaçlara kıyılsın, milyonlarca yıllık ekolojik düzen bozulsun diye altın madeni şirketine satanlar şunu çok iyi bilmelidir ki; Bu dağın, bu ormanların bize ihtiyacı yok. Bizim bu dağlara, bu oksijene ihtiyacımız var. Bu ormanların gerçek sahibi bizler değiliz, biz varız diye bu ormanlar oluşmadı. Tam aksine bizim yaşamımız, bizim sağlığımız, çocuklarımızın soluyacağı temiz hava, içecekleri temiz su için, bizler Kaz dağlarına muhtacız. Türkiye’nin oksijenini kesmeyin, çocuklarımıza zehir solutmayın, dünyada eşi benzeri olmayan bu cenneti cehenneme çevirmekten, vatandaşla, doğayla inatlaşmaktan derhal vazgeçin”  dedi.

AÇIKLAMALAR TUTARSIZ

İktidarın ve şirketin açıklamalarının birbiriyle çeliştiğini dile getiren Başkan Yücel, ”Kaz Dağlarında doğayı katledenler de aslında yaptıklarının farkında. Açıklamalarındaki tutarsızlığın sebebi de bu. AKP’li yöneticiler, sanki altın madeni ararken tek sorun siyanürün kullanılmasıymış gibi "Siyanürle altın aranmayacak" açıklaması yaparken, maden şirketinin Ceo’su "Altının çıkarılmasının son aşamasında siyanür kullanacağız" diyor.  Halkın tepkisini azaltmak için kesilen ağaçların sayısını azaltmaya çalışmaları da akıl alır gibi değil” diye konuştu.

GÖZLERİNİ PARA BÜRÜMÜŞ, 190 BİN CANA NASIL KIYARSINIZ ?

Başkan Yücel, kesilen ağaç sayısını hatırlattı ve sorumluların gözlerini para bürüdüğünü dile getirirken, “ÇED raporuna göre kesilen ağaç sayısı yaklaşık 46 bin,  Orman Genel Müdürlüğü’ne göre ise yaklaşık 13 bin 500’ iken, TEMA vakfı en doğru rakamı açıkladı. Tam 190 bin ağaç, 190 bin cana kıyıldı Kaz dağlarında. Daha acısı, bu iş devam ederse daha fazlasına da kıyılacak. O kadar gözlerini para bürümüş, altının ışıltısıyla o kadar kendilerinden geçmişler ki, altın madeninin milli parka uzak olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar” dedi.

BİR ÇOCUĞUN KAZ DAĞLARI DEMESİNDEN BİLE KORKUYORLAR

Yücel konuşmasının bir bölümünde, geçtiğimiz günlerde TRT Çocuk’ta 9 yaşında Utku adlı bir çocuğun programa katıldığını belirterek, "Utku Kaz Dağlarıyla ilgili duyarlılığını ilettiğinde program sunucusu tarafından Utku’nun sözleri kesiliyor. Geleceğimiz olan Utku’nun sözleri sansürleniyor. AKP iktidarı 9 yaşındaki bir çocuğun sözlerini sansürleyecek hale geldiyse vay onların haline" dedi.

CUMHURBAŞKANINA ÇAĞRI.. NE KUL NE DE ALLAH RAZI GELMEZ

Yücel, gerçekleştirilen doğa katliamının affedilebilir olmadığını dile getirirken, “Bir kez daha haykırıyoruz, Anlayın artık..Katliamın sadece nerede olduğuna değil isyanımız. Sizin ağaçlara kıymanıza,  canlıların hayatını mahvetmenize, doğayı katletmenize bizim isyanımız. Vatan toprağını çölleştirmenize, asla yiyemeyeceğiniz, size oksijen sağlayamayacak, dünyadaki altınların tamamıyla bile bir tek çimeni yetiştirebilecek toprak tanesi yapamayacağınız maden parçası için, milyonlarca yıllık yaşamları yok etmenize isyanımız. Şu katliamı görüp yüreğiniz sızlamıyorsa o yürekte bir sorun var demektir.  Bu katliama izin verenden, bu katliamı yapandan ve bu katliama göz yumandan ne kul ne de Allah razı gelir. Milyonlarca yıldır korunmuş, evlat gibi, kutsal emanet gibi, göz bebeğimiz gibi bakılmış bu yaşam alanını yok etmek isteyenler, hem halkın nezdinde hem de vicdanlarda asla affedilmeyecekler. Çıkarılacak altının 10’da biri için, 5 milyon yaşındaki bu dağların ve doğal yaşamın yok edilmeye başlanmasını, tüm Türkiye gibi Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Örgütü olarak biz de kabul etmiyoruz, bu katliama karşı duruyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere tüm sorumlulara sesleniyoruz. Çevrecilerin, doğa severlerin ve halkın sesine kulak verin” ifadekerini kullandı.

BU İSYANDA SİYASET YOK

Yücel, halkın Kaz Dağları isyanında siyaset olmadığını dile getirirken, “Bu isyan Türkiye’nin nefesi kesilmesin diye, doğa katliamı dursun, pınarlarımızdan zehir yerine su akmaya devam etsin diye, çocuklarımızın geleceği yok olmasın diye.Bu isyanda siyaset yok, bu isyanda taraf yok, bu isyanda çıkar yok. Hepimiz aynı taraftayız. Kaz dağlarında katliama son verilsin, artık bir cana daha kıyılmasın, toprağın ve ağacın bize vereceğini, dünyanın tüm altınlarının bile bize  veremeyeceği anlaşılsın diye buradayız. Bunlar anlaşılıncaya, katliam sona erinceye kadar da bu mücadeleden vazgeçmeyeceğimizi tüm dünyaya haykırıyoruz.  Kaz dağları ve Türkiye’nin doğası için mücadele veren tüm çevreci kuruluşlara,  STK’lara ve ülkesine sahip çıkan tüm  vatandaşlarımıza, ayrıca bu mücadelenin büyük destekçisi olan Çanakkale Belediyemize ve Sayın Başkanına da gösterdikleri çabadan, verdikleri mücadeleden ötürü saygılarımızı ve teşekkürlerimizi sunuyoruz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.